Maden Hukuku

Maden Hukuku

Maden Hukuku

Maden Hukuku madencilik faaliyetlerini düzenleyen ve madencilik sektörünün gelişmesine olanak sağlamak amacıyla devlet tarafından üretilen politikaların araçlarını sağlayan bir hukuk dalıdır. Maden kanunu bakımından önemli görülen husus, hangi mineral kaynağının ne koşullarda kanun kapsamına gireceği konusudur. Mineral kaynağı veya madencilik faaliyetlerinin maden hukuku kapsamında sınıflandırılması, kanunun uygulama biçimlerini tanımlaması anlamında önem kazanmaktadır.

Yeraltı kaynakları arasında bulunan petrol, doğalgaz ve su kendine has özel kanunlarla çıkarılmakta olup, diğer maden kanunlarının kapsamının dışında yer almaktadır. Maden hukuku, hak ve yükümlülükler, idari ve kanuni yürütmeler, idari ve yasal kuruluşlar eliyle devletin madencilikle ilgili politikalarının hayata geçirilmesini sağlayan ana metin olarak tanımlanabilir.

Maden Hukuku bakımından madeni tanımlayan iki farklı sistem, dünya maden hukuku literatüründe yer almaktadır. Bu sistemlerden birincisi madeni tanımlar. Genel bir maden tanımı yapılarak maden kanununda yer alan bu maddeler, maden olarak anılır. Herhangi bir madde kanunda yer alan tanım kapsamında değilse, maden olarak adlandırılmaz. İkinci sistem ise, sayma sistemidir. Maden olarak anılabilecek maddeler kanunda ismen sıralanmakta, isimleri kanunda açıkça anılmayan maddele maden olarak değer kazanmamaktadır.

Bu tasnifin yapılabilmesi amacıyla 3213 sayılı yasa marifetiyle madenler gruplara ayrılmıştır. Maden kanunları arama ve işletme periyotları üzerinde yoğunlaşmakta bazı kanunlar ise, madeni zenginleştirme ve rafine etme süreçlerini düzenlemektedir.

Maden Hukuku vasıtasıyla düzenlenen maden arama ve üretim aşamaları, 04.06. 1985 tarih ve 3213 sayılı kanunla belirlenmiştir. Kanunda amaç olarak maden arama faaliyetlerinin yapılması, işletilmesi, hak sahip olunması ve terk edilmesi konusunda benimsenecek esas ve yöntemleri belirtilmektedir. Kanunda ayrıca yer kabuğu ve su kaynaklarında doğal halde bulunan, ticari ve ekonomik olarak değeri olan maddelerin, petrol, doğalgaz ve jeotermal su kaynaklarının dışında kalan her tür maddenin maden olarak sayılmasına hükmetmektedir. Ayrıca elde edilen madenlerin özellikleri kullanım amaçları ve değerleri doğrultusunda 6 ana gruba ayrılarak değerlendirilmesi öngörülmüştür. Bu gruplar,

  • I ( a-b ) Grubu Madenler
  • II ( a-b ) Grubu Madenler
  • III. Grup Madenler
  • IV. Grup Madenler
  • V. Grup madenler
  • VI. Grup madenler

Bu gruplar içerisinde yer alan ve maden sıfatıyla isimlendirilen maddeler arasında, akarsu yataklarında yer alan kum ve çakıl çeşitleri, çimento ve seramik sanayinde kullanılan kayaçlar, kiremit ve tuğla killeri, inşaat ve yol yapımında kullanılan moloz ve çakıllardan başlamak üzere maden olarak adlandırılmış tüm maddeler yer almaktadır.

Maden Hukuku ile üretilmesi ve zenginleştirilmesi öngörülen maden vasıflı maddeler arasında yer alan diğer maddeler ise, kalsit, kalker dolomit bazalt, mermer, traverten, granit gibi maddelerden meydana gelmektedir. Üst gruplarda yer alan maden çeşitleri ise ekonomik kaynak olarak görülen ve ticari değer taşıyan maden çeşitlerinden oluşmaktadır. Bu sınıfta yer almak suretiyle isimlendirilerek sınıflandırılan ve maden kanununda yer bulan ürünler arasında, linyit, taşkömürü, metan gazı, antrasit, altın, gümüş, platin civa, kobalt, zirkonyum gibi dünyanın her yerinde değer atfedilen maddeler yer almaktadır.

V. Grup madenler arasında yer alan yarı kıymetli ve kıymetli mineraller arasında, elmas, safir, yakut, opal, zümrüt, lületaşı gibi ekonomik değere sahip maddelerdir. Madencilik çalışmaları uygulama yönetmeliğinde VI. Grup olarak sınıflandırılan madenler arasında ise, uranyum, toryum, radyum gibi radyoaktif mineraller ve farklı radyoaktif maddeler yer almaktadır. Son grupta yer alan madenler, dünyada en az bulunmasına rağmen en büyük ekonomik, politik ve siyasi güç sağlayan madenleri olarak önemli değerlere sahiptir.